
Merhaba bu sayfada size biraz kendimden bahsetmek istiyorum. Adim Burak ve 1982 yilinin ilik bir Temmuz Aksaminda, Annemin anlattigina göre cok zor bir dogumdan sonra Viyanada "Wilheminen Spital"de dünyaya merhaba dedim. Dogumumdan 1,5 yil sonra benimle bas edemeyen Annem ve Babam beni Türkiye, Aydinda yasayan Babaannem ve Dedeme teslim eder, Türkiyeye birakildiktan sonra anlatilanlara göre tam 2 ay kendime gelememis ve her gün aglamisim ama beni öz evlatlarindan daha iyi büyüten Babaanneme alismam cok fazla sürmemis. Ilkokulun ilk 3 yilini Türkiyede okuduktan sonra Annemler beni geri almaya karar verir bu hem benim icin hemde Dedemin ölümünden sonra tek benimle yalniz kalan ve beni ne pahasina olursa olsun birakmak istemeyen Babaannem icin cok zor olur.
Türkiyeden Viyanaya dönüsümden sonra buraya ayak uydurmam biraz zor oldu desem yalan olmaz herhalde, ilk 4 ay intensiv almanca ögrendikten sonra ilkokul 4e devam ettim ve sinifi gecmeyi basardim hatta Gymnasiuma gitmem önerildi ama o bizi asar deyip ben Ortaokula gectim.
Ortaokuldan sonra en büyük istegim Grafikschuleye gitmekti ama bu okulda bos yer kalmamasi nedeniyle bir Meslek ögrenmeye karar verdim, 1 yil Polytechnikuma gittikten sonra Großhandelskaufmann olarak Lehre yapmaya basladim, 3 yilda böyle gecti sonunda Diplomami aldim ve birkac ay daha calistiktan sonra Askere cagirildim!
Avusturya Vatandasi oldugum icin Askerligimi Avusturyada yapmam gerekiyordu bende "burdada askerlikmi yapilirmis be yan gel yat" düsüncesiyle Askere basladim ama evdeki hesap carsiya uymadi Avusturyada bulunan en zor Bölüklerden birine adi üstünde zaten "schwere Jäger Kompanie"de Askerlik yapmaya basladim ilk 4 hafta berbatti heryerde yüzü asik insanlar görmek en kücük seyde cezalandirilmak ve kücük düsürülmek beni baya yipratti ozamanlar ama ben zaten buna az cok alisiktim ondan pek etkilemedi beni. 8 Aylik Askerligimin 3 ayini Slowak ve Macar Sinirinda yaptim bircok Afgan ve Irakli Mülteci (Flüchtling) yakaladik orda cok macerali ama bir okadarda zor bir görevdi Aksam 18:00den Sabahin 7-8 ine kadar Sogukta Ormanin icinde, Tarlanin Ortasinda, Köprünün üstünde acik havada nöbet tutuyorduk sinirda görevimizi yaparken Avusturyali bir Arkadasimiz kendini vurup intihar etmisti bu bizim moralleri tabi 0'a indirmeye yetti ama allaha sükür ordanda sag salim ciktim sonunda. Askerligim sirasinda "Soldat des Monats", "Ostarrichi Auszeichnung" gibi basarilar elde ettim ve son 1,5 ay Gefreiter olup 9 Arkadasla beraber yeni gelen Askerlerin basinda Gruppenkommandant'lik yaptim suan ruhende Zeitsoldat olarak hala Askerde kayitliyim ve yilda 1-2 hafta Egitimlere, Atis Yarismalarina katiliyorum.
Askerden tezkeremi aldigimda 19 yasina yeni girmistim ve sansima tam o aralar bana bir "Gemeindewohnung" cikti bende sans bu sans diyip evden ayrildim, 11. Viyanaya Zenralfriedhofun yakininda bir eve tasindim ozaman buzamandir herseyimle kendim ilgileniyorum.
Son olarak birazda Ask Meskten bahsedeyim, ben kendi evime tasindiktan sonra biraz sapittim ve kiz üstüne kiz tavlamaya basladim bu hemen hemen 1 yil böyle devam etti o arada cok kizin kalbini kirdim ama ne bileyim ben yinede kendimde bir hata oldugunu sanmiyorum yani sonucta kimseyi hicbirseye zorlamadim! Neyse tabi akillandiktan sonra artik büyük aski ariyordum artik 1-2 aylik iliskilerden bikmistim büyük askimi bulmam cok sürmedi ama ona sahip olmak gercekten cok zor oldu, sanki benden bütün baska kizlara yaptigim seyler icin öc aliyordu bu kisi beni pesinden kosturup kukla gibi oynatiyordu ama bendeki inat varya bende pesini birakmadim.
Tanisdiktan tam 3 ay sonra büyük Askim bana "evet" dedi, bugün hala onunla beraberiz ve sevgimizin sonsuza kadar süreceginden eminiz.